Fethiye

Siz değerli misafirlerimiz için açtığımız Ece Marina Suite Otel Fethiye'de yer almaktadır. Fethiye sıcak insanları ve doğası ile Türkiye'nin en eşsiz kıyılarından birine sahip. Fethiye size başka bölgelerde bulamayacağınız bazı avantajlar sunuyor. Güzel turkuaz koylara süzülen yeşil manzara arasında uzanan, Akdeniz'in karanlık safir suları ile çevrili yemyeşil zümrüt yamaçları ve parıldayan altın kumlu plajları ile mükemmel bir tatil bölgesi. Fethiye'de tatiller bu haklı sebeplerle unutulmaz; hava, plajlar, yemekler ve insanlar... Tercih edenleri her geçen yıl tekrar getirmeye devam ediyor.

Türkiye'nin Ege bölgesinde ve antik Telmessos kentinde, binlerce yıllık harabelere, su kemerine ve arkaik Bizans yapılarına ev sahipliği yapıyor. Kasabanın Likya geçmişine ait kalıntıları ve Amyntas'ın Mezarı gibi nefes kesen tarihi zenginlikleri çok yakından görmek büyüleyici bir deneyim olacaktır. Geleneksel ve lezzetli bir kebap ile zenginleşen öğle yemeğinin ardından uçurumdan oyulmuş Amyntas Türbesi'ne hayran kalacağınız Fethiye'nin tarihi mekanlarını ziyaret edebilirsiniz. Doğal güzelliklere meraklı bir kaşif iseniz, bölgedeki yemyeşil manzaralarda doğa yürüyüşü yapmak ya da yakındaki koyları görmek için bir tekne gezisine çıkmak sizin için ideal etkinlikler olacaktır.

Fethiye'nin canlı ve enrjik eski kenti Paspatur'da, gölgelerin altındaki yürüyüş yollarının, aromatik kahve dükkanları ve yöresel ürünler satan tezgahlar ile dolduğu, şehirden farklı bir atmosferik yapıya sahip olan geleneksel Türk pazarını deneyimleyebilirsiniz. Ayrıca Paspatur, Fethiye'nin hareketli gece hayatı ile öne çıkan bölgesidir. Burada bulunan şık restoranlar, mağazalar ve hediyelik eşya satıcıları her ihtiyacınızı karşılayarak anılarınızı biriktirmenize yardımcı olacaktır.

Ölüdeniz

Ece Marina Suit Apart Otel odamıza da ismini veren Ölüdeniz Ege ve Akdeniz’in birleştiği noktada bulunmaktadır, Türkiye’nin güneybatısındaki eşsiz turkuaz kıyısında, Muğla ilinin Fethiye ilçesinde bulunan küçük bir köy ve sahil beldesidir. Fethiye'nin 14 km (9 mil) güneyinde, Babadağ'ın yakınında yer alır.

Buradaki Mavi Lagün, muhteşem görüntüsüyle her yıl anketlerde dünyanın en iyi plajlarından biri olarak seçilen ve ülkenin en çok fotoğraflanan turistik cazibe merkezidir. Ölüdeniz'in, Mavi Bayrak çevre ödülüne sahip, 1 mil uzunluğundaki kum ve çakıllı sahili yerel restoranlarla çevrelenmiştir ve sayısız ziyaretçisine Türk ve dünya mutfağının sofistike lezzetlerini tatma imkanı sunar.

Yüksek turizm potansiyeliyle Ölüdeniz, Muğla'nın en gözde tatil beldesi haline geldi. 1990'ların başından beri artan popülerliği ve ziyaretçi sayısı, Ölüdeniz'in altyapısını geliştirmesini ve turizm kapasitesinin arttırmasını sağladı.
Kasaba ve çevresinde pek çok otel, pansiyon, tatil köyü, kamp bulunur. Ölüdeniz'de tatil planlamanın kolaylığı ve güzelliği, Türkiye'ye gitmek isteyen ziyaretçileri cezbeder.
Kentin doğal güzelliklerinin yanı sıra Ölüdeniz, kendisine dünya çapında bir ün kazandıran tarihi alanlara ve zengin kültürel mirasa sahiptir.
Ölüdeniz'de her türlü deniz sporunu, Jet Ski, su kayağı, Muz Botu ve Ringo’nun yanı sıra parasailing de yapabilirsiniz. Yamaç paraşütü yapmayı düşünürseniz şanslısınız çünkü bu alanda çok popüler olan Ölüdeniz, bu deneyimi size yüksek kalitede profesyonel yamaç paraşütü hizmetleriyle sunuyor. Tatilinizi daha eğlenceli kılabilecek nedir?

Kayaköy

Ece Marina Suit Otel odasına ismini vediği yerdir Kayaköy. Eskiden Lebessos ve Lebessus, daha sonra Livissi olarak bilinen Kayaköy, Türkiye'nin güneybatısındaki Fethiye'nin 8 km güneyinde bir köydür. Antik çağda bir Likya şehri olan bu köyde, yaklaşık 1922 yılına kadar Anadolu Rumları yaşadı. Şu an müze köyü olarak korunan hayalet kasaba, küçük bir dağın eteklerini örten, yüzlerce sayıda yıkık ama yine de çoğunlukla ayakta duran, Yunan tarzı evler ve kiliselerden oluşuyor. Fethiye'yi ve yakınındaki Ölüdeniz'i ziyaret eden pek çok turist için mola yeri olarak hizmet vermeye devam ediyor.
Livissi, muhtemelen 18. yüzyılda, antik Likya kenti olan Lebessus antik kenti bölgesinde inşa edilmiştir. Likya mezarları köyde ve köyün kuzeyindeki Gökçeburun'da bulunabilir.
Livissi, muhtemelen Bizans Gemiler Adası sakinlerinin kendilerini korsanlardan korumak için kaçtıkları yerdir. Yakınlarındaki Fethiye'nin (Makri olarak bilinen) 1856'da meydana gelen deprem ve 1885'te çıkan büyük bir yangın tarafından tahrip edilmesinden sonra bir yeniden yapılandırıldı. Köyde ve ovada 20'den fazla kilise ve şapel inşa edildi. (Taxiarhes- 'Yukarı' kilise- ve ' Panayia Pyrgiotissa '-'Aşağı' kilise - St. Anna, St. George, vb.) Yunan ve Osmanlı kaynaklarına göre o dönemde nüfusu 6.000'in üzerinde olan köye ait yapıların çoğu hala harabe ya da yarı harap durumda bulunuyor.

Kayaköy şimdi terkedilmiş olabilir, ancak pek çoğu yıkık bir halde de olsa hala ayakta kalan evlerin ve kiliselerin varlığı bir zamanlar gelişen bir Yunan topluluğunun adresi olduğunu kanıtlıyor. 20. yüzyılın başlarında bunların hepsi değişene kadar yaklaşık 2.000 kişiye ev sahipliği yapıyordu.

Bu yamaç köyü, Yunan ve Türklerin nüfus değişimi konusundaki anlaşmasını takiben 1923'te terkedilmiş, yani Türkiye'deki Rum Ortodoks Hristiyanlarının Yunanistan'a iade edilmesi ve Yunan Makedonya'daki Müslüman toplulukların Türkiye'ye sürgüne gönderilmesiyle boşalmıştır.

Her ne kadar Türkiye'ye gelen Müslüman aileler, başlangıçta Yunan topluluğunun geride bıraktığı evlere yerleştirilmiş olsalar da, çiftçiler yaşam tarzlarına ve tarımsal ihtiyaçlarına uymadığı için kayalık yamaçlarındaki köyü hızla terk ettiler ve ülkenin diğer bölgelerine taşındılar.

1957'de yine bir deprem zaten sahipsiz olan mülklere daha da zarar verdi ve bugün ziyaretçileri karşılayan bu gerçeküstü manzaranın son halini ortaya çıkardı.

Bugün Kayaköy, müze olarak hizmet veren tarihi bir anıttır. Yaklaşık 500 ev boş ve çoğunlukla çatısız şekilde harabe olarak kalırken; şehri sulayan fıskiyeler ve sarnıçlar, hayalet kasabanın en önemli yerleri olan iki Rum Ortodoks Kilisesi ile birlikte Türk hükümetinin koruması altındadır. Kasabanın tarihi değerini ve hikayesini anlatan özel bir müze de bulunur.

Louis de Bernieres'in 2004 yılında yayınlanan Kanatsız Kuşlar kitabı, I. Dünya Savaşı esnasında, Osmanlı Devleti'nin son günlerinde geçer ve Karaköy'ün kurgusal bir versiyonunu anlatır.

Kayaköy, 1998 yılında arkeolojik sit alanı olarak koruma altına alındı ve UNESCO tarafından Dünya Dostluk ve Barış Köyü olarak da kabul edildi.

Saklıkent

Saklıkent Ece Marina Suit Otel'imize yaklaşık 50dk lık mesafededir. Keşfedileli henüz 15 yıl olan Saklıkent görebileceğiniz en nadir manzaralara ev sahipliği yapıyor. Uzun yıllar kimseye kendini göstermeden varlığını sürdürdüğü için Saklıkent adı verilen kanyon tertemiz suları, şaşırtacak derecede güzel manzarasıyla sizleri karşılıyor. Saklıkent Kanyon’unda sizi ilk coşkuyla akan Esen Çayı karşılar. Yaklaşık 18 km uzunluğa sahip kanyonda bir yürüyüşe çıkıp gizli cennetleri keşfedebilir, suların üzerine kurulmuş divanlarda oturabilir veya ayaklarınızı buz gibi suda serinletirken bölgede bulunan işletmelerin sunduğu gözleme ve alabalıkları yiyebilirsiniz. Doğa sporu olanaklarıyla da adrenalin tutkunlarının gözde yerlerinden olan Saklıkent’te body rafting yapmanın yanında kış aylarında gittiyseniz kayak da yapmanız mümkün. Bölgede kayak merkezleri bulunduğu için konaklama da oldukça kolay. Bu saklı doğa cenneti Fethiye’ye gelmişken mutlaka görülmesi gereken bir yer.

Kelebekler Vadisi

Tam bir kartpostallık görünümü olan Kelebekler Vadisi, gören herkesi hayran olacağı özelliklere sahip bir kanyondur. Sarp kayalık duvarlarla çevrili olan ve 80’den fazla kelebek türüne ev sahipliği yaptığı için Kelebekler Vadisi ismi verilen kanyon; geniş kumsalı, tertemiz denizi ve küçük şelalesi ile ziyaretçilerine eşi görülmemiş bir manzara sunuyor. Barındırdığı endemik türleri ve sakin ortamı nedeniyle botanikçilerin ve entomologların da mutlaka geldikleri yerlerden biri. Aktiviteler açısından da oldukça ilgi çekici olan Kelebekler Vadisi’nde sanatsal aktivite ve atölye çalışmaları, denizcilik, balıkçılık, ziraat, yoga vb. bulunmaktadır. Saklıkent’e yakın bir konumda bulunan Kelebekler Vadisi’ne ulaşım tekneler ile sağlanıyor. Kamp ve doğa turizminin dünyadaki en iyi adreslerinden biri olarak gösterilen Kelebekler Vadisi Fethiye gezisi için mutlaka değerlendirilmesi gereken bir yer. Kelebekler vadisine Ece marina Suit Otelden direk araç ile gitmeniz olanaksız fakat Ölüdenize ulaştıktan sonra belli aralıklarla deniz ulaşımını kullanabilirsiniz.

Çalış Plajı

Çalış Plajı Ece Marina Suite Otelimize 5 kilometrelik bir mesafede bulunmaktadır, Fethiye’deki en huzurlu plajlardan biridir. Upuzun ve geniş kumsalı, masmavi deniziyle turistik bir cennet olan plaj, sabahları sakin ve huzurlu; öğleden sonra ise oldukça dalgalı deniziyle sizi karşılıyor. Yazın kavurucu sıcakları içinse ferah bir ortam sunduğu için eşi bulunmaz bir yer. Çocuklu ailelerin de vakit geçirmesi için ideal olan plajın su sporu gibi birçok olanaklarından da faydalanmak da mümkün. Plaj, gündüz size istediğiniz sessiz ve huzurlu ortamı sağlarken akşam saatlerinde ise oldukça hareketli ve canlı bir ortam sunuyor. Çalış Plajı sağladığı sakin ortamı sebebiyle soyu tükenme tehlikesinde olan Caretta Carettaların da üreme alanları arasındadır. Nisan-Kasım aylarında gelmeniz durumunda Caretta Caretta yavrularını görebilirsiniz. Ayrıca plajın çevresinde birçok otel, cafe, hediyelik eşya dükkânı, yöresel lezzetleri tatmanızı sağlayan restoranlar bulmanız mümkün..

Tlos Antik Kent

Tlos Antik Kenti, Fethiye’nin 42 km doğusundaki Yaka Köyü sınırlarında yer alan önemli Likya kentlerinden biridir. UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’nde bulunan Tlos Antik Kenti’ndeki buluntular M.Ö 2000 yılına kadar dayanıyor. Pegasus kahramanı Bellerophontes’in yaşadığı yer olan Tlos, Likya birliğinin spor, Roma döneminin ise piskoposluk merkezi olarak bilinir. Tepeye biraz çıktığınızda Antik Kent ve etrafındaki büyüleyici nehir manzarasını göreceksiniz. Burada yapacağınız yürüyüşler esnasında kentin önemli yapıları olan Tlos Kalesini, Kronos Tapınağı’nı, 2500 kişilik stadyumu, 20 bin kişilik amfi tiyatroyu, Nekropol alanını, Girmeler Mağarası’nı, hamamı, bazilikayı ve kilise kalıntılarını yakından gözlemleyebilirsiniz. Antik kentin girişinde bulunan hediyelik eşya satılan yerlerden sevdiklerinize unutamayacakları hediyeler alabilirsiniz.

Gemiler Adası

Aya Nikola Adası olarak da bilinen Gemiler Adası, Fethiye’nin 9 km uzaklığında bulunuyor. Adaya ulaşım Ölüdeniz’den ve Gemiler Plajı’ndan kalkan tekneler ile sağlanıyor. Bizans Dönemi’nin önemli dini merkezlerinden biri olan adada 11 bazilika tipi kilise, birçok şapel, eski mezarlar ve sarnıçlar yer alıyor. Adanın en yüksek tepesinde bulunan kilisenin Noel Baba olarak bilinen, Hristiyanlığın 11 havarisinden biri olan Aziz Nikolas için yapıldığı düşünülüyor. Doğal bir sit alanı olan adanın karşısında bulunan eşsiz güzellikteki Gemiler Koyu ise Ölüdeniz’den sonra Fethiye’deki en büyük ikinci koy olma unvanını taşıyor. Yaklaşık uzunluğu 1 km ve genişliği 500 m olan adada harika doğa yürüyüşleri gerçekleştirebilir; denizde yüzerken batık kalıntıları görebilirsiniz.

Kabak Koyu

Fethiye’ye 33 km mesafede olan Kabak Koyu, Fethiye’deki en özel koylardan biridir. Turkuaz denizin ve yemyeşil ormanın buluştuğu Kabak Koyu’nun güzelliğine hayran kalacaksınız. Dik yamaçlardan aşağı inerek veya arazi araçlarıyla erişebileceğiniz Kabak Vadisi, 1980’li yıllara kadar keşfedilmediği için doğal güzelliklerini fazlasıyla korumuş. Eğer şehrin karmaşasından ve gürültüden biraz uzaklaşmak isterseniz inzivaya çekilebileceğiniz huzurlu ve sakin ortamı Kabak Koyu size sunabilir. Birinci derece doğal sit ve üçüncü derece tarihi sit alanı olan Kabak Koyu, doğal güzelliklerinin yanında antik özellikleriyle de en özel yerlerden biridir. 200 metrelik bembeyaz kumsalı, masmavi deniziyle huzur bulacağınız Kabak Koyu’nda antik Likya yolu üzerinde doğa yürüyüşleri gerçekleştirip binlerce yıllık Likya mezarlarını keşfedebilir, Aladere Şelalesi’nde bulunan çeşitli bitki ve hayvan türlerine rastlayabilirsiniz. Yöreden toplanan defne, ada çayı, kekik gibi bitkilerle yapılan nefis çayları içmeyi de ihmal etmeyin. Konaklamanız durumunda birçok otelin ve kamp alanlarının bulunduğu Kabak Koyu, size unutamayacağınız, harika anılar vaat ediyor.

Kral Mezarları

Fethiye merkezine 1,5 km uzaklıkta bulunan Kral Mezarları, doğal kayalıkların içine oyularak yapılmış mezarlıklardır. Likya Dönemi’nden günümüze kadar ulaşan nadir yerlerden biridir. Tarih severlerin mutlaka görmesi gereken Kral Mezarları M.Ö 4. Yüzyılda dönemin statüsü yüksek kişiler için yapılan anıt mezarlardan oluşuyor. Kayaları üstten oyarak yapılan mezarları incelediğinizde gotik yapısını, oymaları, işlemeleri ve ölen kişinin yaşamını gösteren fresklerine hayran kalmamak elde değil. Mezarlıklara merdivenleri çıkarak ulaşmak mümkün. Türkiye’nin en değerli antik kalıntıları arasında sayılan Kral Mezarları için akşam saatlerinde özel ışıklandırma yapılıyor. Bu yönüyle de fotoğrafçıları kendine çekiyor. Deniz ve şehrin manzarası da hâkim olan Kral Mezarları, Fethiye turunda mutlaka uğramanız gereken bir yer.

Fethiye Koyları

Mempaşa, Küçük Samanlık, Büyük Samanlık, Boncuklu, Kuleli Aksazlar, Akvaryum, Turunç Pınarı gibi birbirinden güzel koylardan oluşan Oyuktepe Koyları, iki tatil köyünün yer aldığı bir yarımada üzerindedir. Fethiye’nin 4 km batısında olan koylara ulaşım oldukça kolay olup tekne veya kara araçlarıyla sağlanmaktadır. Çam ağaçları ve harika denizin birleştiği koyların manzarası adeta küçük bir cennet. Yarımadadaki 7 km’lik bir yol sayesinde hem yürüyüş yapabilir hem bisiklet kullanabilirsiniz. Ailecek gitmeye en uygun olan yerlerden biri olan koylara yöre halkı da oldukça rağbet etmektedir. Denizi cam gibi mavi olan bu koyların kıyılarında bulunan köşklerde konaklayabilir tatilinize daha da tat katabilirsiniz. Burada bulunan hediyelik eşya dükkanlarından aldıklarınızla anılarınızı ölümsüzleştirebilirsiniz.